Kaymakam Bey

http://ucnoktabir.tumblr.com/post/92779282943/entelisimlidantel-ucnoktabir

entelisimlidantel:

ucnoktabir:

entelisimlidantel:

entelisimlidantel:

ucnoktabir:

entelisimlidantel:

ucnoktabir:

herkes kafayı yemiş anasını sattığımın ülkesinde.
mızrağım nerde ulan benim !

güzel kafa dfşkdşkf.

kafa mı bıraktılar ablacım beyaaaa

yahu ben halayın başını çekiom bana mı diyon sen az önce önce yeşil sonra sarı…
tüm jelibonları yedim ballı süt var isten mi:/

biranin ustune sut gitmez ki :/ sen ic.. ben uyucam belki yarin daha guzel deliririz. enerji lazim

bu yaz o kadar çok içtim ki hele tatilde pis almanlara özenip kahvaltıyı çayla değil birayla yaptım sanırım artık içmeyeceğim öyle soğudum :D sen uyu hadi bakim nenni de nenni.

:d :d iyi gecelee halay basi abla

herkes kafayı yemiş anasını sattığımın ülkesinde.
mızrağım nerde ulan benim !

Düşünce yazısı yazmak kolay; fikrin vardır, birkaç kitap okursun, bir şeyler öğrenirsin, harmanlayıp yazarsın. İş duyguları yazmak olunca kalem zor oynar, uzun süre sayfa boş bomboş kalır. Hele duygularını tanımıyorsan, duygularının ne olduğunu bilmiyorsan ama yoğunluğunca yaşıyorsan. Ne yazılsa eksik kalacakmış gibi hissediyorsan bir de.
Düşünce yazısı yazmak kolay da duygulara gelince “o işler öyle olmuyor işte” diyor kalem.

sen acırken bana, hiçbir günahımdan korkmam
benle oldukça; yokuş, engebe, yoldan korkmam

Played — 105 times
Trackname — Dal Goncayı Bir Sabah
Artist — Can Gox

saçlarında, sakallarında şefkatle dolaşan ellerini, vücudundaki o çok sevdiğin beninin yerini u n u t a m a z s ı n.

sabaha karşı, sahilde bi bankta otururken dinliyorsun martıların sesini. başka hiçbir şey düşünmeden hem de. sabah, ama en sabah, havanın ne kadar berrak olduğunu bilirsin. ne kadar temiz olduğunu. o saatlerde hiçbir şey düşünmediğin hâlde bi duygu ağırlığı çöküyor üstüne. paltonun düğmelerini açıyorsun daha fazla havayla doldurmak için ciğerlerini. hem de üşüyesin, kendine gelesin diye. olmuyor. sonra ister istemez özlüyorsun birilerini, bi şeyleri. burnunun direği sızlıyor. çenen titriyor. önceden de biliyorsun aslında ama o an ağırlaşıyor içindeki sevginin coşkusuyla, coşkuyla sarılabileceğinin birinin olmadığı gerçeği. yavaş yavaş denizin tuzlu kokusu yakıyor, acıtıyor. kendine getiriyor martı sesleri. düşüncelerden uyanıp birazdan insanların sokaklara ineceğini hatırlıyorsun. derin bi nefes alıp paltonun yakalarını kaldırırken sen de kalkıyorsun ayağa. usul usul, ellerin cebinde yürüyerek gözden kayboluyorsun kentin sokaklarında.

*piyano solosu nereden nereye götürdü yine.
dinlemek için.

tartıştılar. biraz içti. kadın kanepeye uzandı. adam yere oturdu. elindeki şişeyi bıraktı. kadının ellerine sarıldı. ellerini tutmak şişeyi tutmaktan daha güzeldi. daha güven vericiydi. biliyorlardı ; sevgi emek işiydi, sevmek hırpalayıcıydı. yoruldular.

ne aşırı mutluyum ne de üzgünüm son günlerde. nötr olmak daha zor. sevinçten yere, göğe sığamadığım zamanı da bilirim; üzüntüden, dertten yerin altına giresim geldiği zamanı da. şimdi arada kalmış gibiyim. iğrenç bi duygu var içimde, ne olduğunu hâlâ anlamadım.

hasretin gibi çarpıyorum kapıları
soluk soluğa atıyorum kendimi sokağa
taşlarında izmaritlerimi ezdiğim kaldırımlar
sicim bir yağmur altında
bir yanıtım yoktur
seni soran açelyalara.

*onur Akın.

Sıcaktan başka derdim, tasam yok. O sorunu da soğuk duşla çözebiliyorum.

Sonuç -> insanı dert yazdıyormuş.

Reblogged from ucnoktabir, Posted by ucnoktabir.
Saat 17.10
Bu saatlerde şehrin göbeğinde olacağıma böyle sakin bir yerde oturup sıcak-soğuk meşrubatımı içmeyi, gazete-kitap-dergi okumayı, üstüne bi sigara yakıp manzarayı, güzelliği izlemeyi ölümüne tercih ederim.

Saat 17.10

Bu saatlerde şehrin göbeğinde olacağıma böyle sakin bir yerde oturup sıcak-soğuk meşrubatımı içmeyi, gazete-kitap-dergi okumayı, üstüne bi sigara yakıp manzarayı, güzelliği izlemeyi ölümüne tercih ederim.

Reblogged from ucnoktabir, Posted by ucnoktabir. Filed under: #oooooooooooooooooof
ucnoktabir:

bu ne sıcak la, iki limonata kapsın biri. içelim. iki tane ama. ikisi de benim ama. ona göre.

ucnoktabir:

bu ne sıcak la, iki limonata kapsın biri. içelim. iki tane ama. ikisi de benim ama. ona göre.

    Bu ülkede Alevilere yapılanları bire bir dinledim, hatta -daha önceleri çok da bilmiyormuşum ki- son üç senedir gözümle gördüm. Eski dönemlerde onlara yapılan işkenceleri izledim. Kendi hâlinde yaşayan insanlara yapılmadık pislik bırakılmamış amk ülkesinde. "Lan sadece sevmesek sorun değil, tutup çatır çatır yakıyoruz. zaman aşımı dolana kadar da deliklerimizde saklanıyoruz." 

*
Yakmak, vurmak, deşmek, asmak, öldürmek için ne varsa yapılmış, yapılmaya da devam ediliyor.

*hep derim, yine diyorum. ulan dininiz batsın, e mi ?

darbe günlerini anlatan bi belgesel izlerken uyuyakalmışım. uyurken belgeseldeki sesleri duymaya devam ediyorum. rüyamda kahvede çay içerken taradılar. her yer kan oldu. niyeyse evde karımla küçük çocuğum varmış da bi de eve saldırmışlar gibi bi his oluştu içimde. o korku nedir, o endişe nedir bayağı hissettim. nasıl uyandığımı bi bilirim işte..o dönemler yaşanılacak dönemler değil.

ama buraya da yağmur yağsın.