Kaymakam Bey

< < ne ben seni çağırabildim, ne de sen bana gelmek istedin. karşı kıyılarda kaldık.bu hikaye bizi yaşlandırdı. > >

Alsancak’a gittiğimde bi sürü motorlu görüyorum, o zaman motor tutkum tavan yapıyor. eve geliyorum, motor fiyatlarına bakıyorum, geçiyor. ne güzel.

"Suriyeden geldim. Türkçe bilmiyorum. Allah rızası için yardım edin."

Gün içinde en fazla gördüğüm yazı (via egometre)

Türkçe bilmiyorlarsa bu yaziyi onlara kim yazdi? Neden butun suriyeli dilenciler AYNI FONTta ayni sekilde “yazdirilmis” kagitlar tasiyorlar? Peki onlar buyaziyi nasilyazdirdi? Internet kafeye mi gittiler? (!)

Amerikada “ben meksikaliyimlutfen yardim edin” yazisi tasiyan dilenci gorduklerinde onu direk sinir disi ederlerken burada zabitanin bile hicbir sey yapmamasi????

Yeter artik. Gercekten rahatsiz oluyorum. Sokakta her yerde yerlerdeyatan kirli insan surusu gormek istemiyorum. Toplum mallarina zararveriyor her yeri isgal ediyorlar. Benim vergimden yiyorlar ustunebirde dileniyorlar (butun o yardim edinyazilari ayni oldugu icin onlari biri dilendiriyor bence.)

Ayrica, ulkemin biricik dilencileri nereye gitti aniden? Suriyeliler geldikten sonra hic sakat numarasi yapan aglayan yurdum dilencisi gordunuz mu? Yok. Kendi diencilerimizin yerini bile isgal ettiler.

Tamam savastan kactilar tamam onlari aldik ama yeter artik

Bence hepimiz buna bir dur demeliyiz.

(via yalnizlikmasalcisi)

Bankalardan tiksiniyorum.

Günaydın, öyle bi kahvaltı yapmışım ki bi yerden bi yere yerde yuvarlanarak gidesim geliyor. Ablam da “hassasiyetini kaybettin oğuz” deyip duruyor kilo verme ve spor konusunda. Bu sıcakta canım hiçbir şey yapmak istemiyor, sorun burada, elimi kaldıramıyorum. Birazdan -bu sıcakta- bankaya gidecem; çünkü o.ç bankacılar kapattığım hesaba borç göstermişler, kaos çıkartıp dönücem.

(Sırası gelene kadar bekledi, kimliğini uzatıp “borç varmış sanırım, neyle alakalı öğrenebilir miyim” diye sordu kibarca ve evine döndü -the end- )

-göğsümden içeri yokluğun sızıyor

normalde çok küfreden biri değilim, hele ki böyle ana avrat dümdüz hiç gitmem ama amınoğlu bi 100 gramlık karışık çerez koyacaktın gitmişin 300 gram çekirdek koymuşsun sana küfretmeyem de ne edem, madem anlamadın hepsinden az az karıştırıp koyaydın tamamen çekirdek ne lan yapacağın işi sikeyim

Öyle postlar görüyorum ki sonuna gelmeden “tumblrı götünüze sokun” deyip ekranı kapatıyorum. Yaşlılıkta tumblr ne anasını satayım. Bi köşeyi döneyim, para beni bozsun bi. bu siteyi kapattıracağım. Alt dönemler gittikçe gerizekalılaşıyorlar…

Kocaeli’nde işitme engelliler okulunda elektriğe kapılıp ölen Yunus Eser’in yanında öğretmen ve uyarı levhası olmadığı, ucuz malzemenin kaçağa yol açtığı rapor edildi. Bakanlık, sorumluluğu üstlenmedi, Milli Eğitim Müdürlüğü ise “Yaşasa bile ailesine katkısı olmazdı” savunması yaptı.

Gerçekten mükemmel bir ülke, her açıdan.

Sıkıntıdan evde ne varsa bi tabağa toplayıp yiyorum, beni evde yalnız bırakmayın.

Sıkıntıdan evde ne varsa bi tabağa toplayıp yiyorum, beni evde yalnız bırakmayın.

yalnizlikmanifestosu:

Özlemek, kronik bir hastalık gibidir; düzensiz ama keskin sancılar yaşatan ve bilinen bir çözümü olmayan. Kimi zaman ruhun daralır, onunla konuşmak istersin gücün yetmez, uyumak istersin gözlerin kapanmaz bir türlü. Onca zamandır içine gömdüğün her şey, gözlerini kapadığın anda beyninde tekrar akmaya başlar. Özlem garip bir duygudur; insanın içini kemirir adeta, ağlatır, kızdırır, hayal kırıklığını öğretir. Kimi zaman kavuşmak için bir mücadeleyi öğretir, kimi zaman görkemli bir şekilde kaybetmeyi. Özlemek bir şehrin onu hatırlatan sokaklarında tek başına dolaşmak, yağmurlarında inadına ıslanmaktır. Özlemek kısaca bahanesi olmayan tek şeydir. Astarı yüzünden pahalı olan ve sürekliliği asla geçmeyen bir duygu.
Ama özlemek için önce birini sevmek gerekir…

bugün, Murat Göğebakan’ın vefatını öğrenen herkes -kısacık da olsa- “neredesin ay yüzlüm” şarkısından mırıldandıysa eğer, bence bu bi sanatçı için çok daha değerlidir.

içimde bi his var.  “bi gün…” diyor, "çok fena bok yoluna gireceksin oğuz" diyor, "dibin daha da dibi vardır" diyor.

Nostalji

-arada bunları da yemek, içmek lazım-

Nostalji

-arada bunları da yemek, içmek lazım-